Bağışıklık Sistemindeki Değişikliklerin Psikolojimize Ne Tür Etkileri Bulunur?

Bağışıklık Sistemindeki Değişikliklerin Psikolojimize Ne Tür Etkileri Bulunur?

İnsan bedeni, doğumdan ölüme kadar "bağışıklık sistemi" adı verilen bir koruma kalkanı ile canlılığını sürdürmeye programlanmıştır. Bu önemli sistem, anne karnındayken oluşmaya başlar ve doğumdan sonraki ilk aylarda da anne sütünden geçen maddelerle desteklenir.

Dışarıdan gelen tehlikelere karşı bizden bağımsız olarak hazırlık yapar ve çeşitli hastalıklara yakalanmamızı engeller. Böylesine özel bir şekilde örgütlenmiş bağışıklık sisteminin ana ögeleri ise kan ve lenf sistemi, bağırsak içeriği ve beslenme durumudur. Ancak ruhsal dinginlik, sağlıklı beslenme ve iyi çalışan hormonlarla desteklenen bağışıklık sistemi, kişiye tam bir iyilik hali sağlar.

Bağışıklık sistemi, vücudumuzun yaşadığı fiziksel ve ruhsal travmalardan direkt olarak etkilenmektedir. Günümüz şartlarında özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanların fiziksel travmalardan korunması her ne kadar kolay olsa da zihinsel travmalar için aynı şey geçerli değildir. Çünkü şehir yaşamının beraberinde getirdiği stres, çoğu zaman kişinin zihinsel sağlığının önündeki en büyük engel olabilir. Böyle durumlarda bağışıklık sistemimiz bize bazı sinyaller vererek bir şeyleri değiştirmemiz konusunda uyarı gönderir.

Sürekli hastalanıyor, sık sık uçuk çıkarıyor, kilo kaybediyor, genelde halsiz ve yorgun hissediyorsanız; tüm bunlar bağışıklık sisteminizin zayıfladığına dair işaretler olabilir. Bağışıklık sisteminiz sağlıksız beslenme ve bazı sağlık problemlerin yanı sıra olumsuz psikolojik durumlardan da etkilenmektedir. Böyle durumlarda bu işaretler takip edilmeli ve sorunun kaynağına inilmelidir. Eğer fiziksel bir sağlık problemi olmamasına rağmen bağışıklık sistemi sağlığının zayıfladığı düşünülüyorsa stres, kaygı problemleri, depresyon gibi istenmeyen psikolojik durumların tedavisine yönlenilmelidir.

Buraya kadar aslında psikolojik durumumuzun bağışıklık sistemimize olan etkilerini açıklamaya çalıştık. İşte bu ilişki aynı zamanda tam tersi yönde de mevcuttur. Yani nasıl ki psikolojik durumumuz bağışıklık sistemi sağlığımızı etkiliyorsa, bağışıklık sistemimizde meydana gelen değişiklikler de psikolojimize etki edebilir. Bu etkiyi açıklamak için özellikle son yıllarda daha fazla dikkat çeken bağırsak sağlığı araştırmalarına değinmek gerekir.

Bağırsak sağlığı üzerine yapılan araştırmalar, bağırsaklarımızda yaşayan canlı bakterilerin beynimize sinyaller göndererek psikolojimizi etkileyebileceğini göstermektedir. Buna göre bağırsaklarımızdaki yararlı ve zararlı bakterilerin dengesinin bozulması önce sindirim sistemi sağlığımızı daha sonra da bağışıklık sistemi sağlığımızı etkileyebilir. Bağışıklık sistemi sağlığının bozulmasından zihinsel sağlık da ciddi şekilde etki görebilir. Bu verileri destekleyen araştırmalar, buradan hareketle günümüzde çok sık yaşanan depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkların temelde bağırsaklarımızdaki bakteri dengesinin bozulmasından kaynaklanabileceğini söylemektedir. Yani bizler sağlıklı bağırsaklara ve dolayısıyla sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olabilirsek psikolojik sağlığımız da o denli gelişir ve depresyon, anksiyete gibi problemler tümüyle ortadan kalkabilir. Elbette bununla ilgili daha kesin cümleler kurabilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu verileri destekleyen araştırmaların sayılarının artması ve hatta tüm bunların kanıtlanması, gelecekte psikolojik problemlerin yalnızca iyi bir diyet ile çözülebilmesi yönünde ciddi bir umut demektir!

Önerilen Yazılar