Soğuk Havalarda Vücudumuzu Zinde Tutacak Aktivite Önerileri

Soğuk Havalarda Vücudumuzu Zinde Tutacak Aktivite Önerileri

Kış ayları birçoğumuzun vücut direncinin ve enerjisinin düştüğü aylardır. Havanın soğuk olmasından kaynaklı olarak dışarı çıkmak istemeyiz. Bu isteksizlik, devamında D vitamini almamak, yeterli oksijen almamak ve yeteri hareket etmemek gibi durumları da getirir.

Böylece vücudumuz kısır bir döngüye girer ve enerjimiz azalmaya başlar. Bu döngüyü kırmak için birtakım gündelik alışkanlıklarımıza dikkat etmemiz büyük önem taşır. Peki soğuk havalarda vücudumuzu zinde tutacak aktivite önerileri nelerdir? İşte cevapları…

 

Kaliteli uyuyun, zinde uyanın.

Her şeyden önce uykuya gereken önemi verin. Yeterli ve düzenli bir şekilde uyumamak bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olarak zinde olmamanıza neden olur. Vücudumuz gece saatlerinde yapım sürecine girer. Gün içinde vücudumuzda zarar verdiğimiz her şey bu saatler arasında onarılmaktadır. Dünyanın enerji döngüsüne göre uyumamak veya yeterli bir şekilde uyumamak uykusuzluğa ve yorgunluğa sebep olur. Böylece kişi stres yaşamaya başlar. Kısa süreli stres bağışıklık hücrelerinin aktive olması için önemlidir fakat uzun süren stres kişiyi yorgun bir hale getirir. Bu yüzden yeterli, düzenli, karanlık, sessiz ve teknolojik cihazların olmadığı bir odada uyumaya başlayın.

 

Egzersiz yapın ve güçlenin.

Birçoğumuz kış aylarında spor yapmak istemeyiz. Fakat spor yapmadığımız zaman vücut direncimiz düşmeye başlar. Egzersiz yaptığımız zaman vücudumuza verdiğimiz mikro hasarlar, bağışıklık hücrelerinin aktivasyonu için büyük öneme sahiptir. Yani egzersiz sonrasında daha yorgun hissedebiliriz fakat vücudumuz yapım sürecine girdikten sonra daha enerjik ve daha zinde hissetmeye başlarız.

 

Merdiven kullanın, egzersiz egzersizdir.

Tüm bu bilgilere rağmen hala egzersiz yapmak istemiyor musunuz? O zaman yaşam alışkanlıklarınızın arasına egzersizi dahil etmeye çalışın. Mesela arabanızı evinizin hemen yanındaki otoparka park etmeyin de birkaç sokak ötedekine park edin. Veya asansör yerine merdiven kullanın. Kan dolaşımınızın hızlanması size kendinizi daha iyi hissettirecek.

 

Güneş ışığını kaçırmayın!

Evet biliyoruz, soğuk havalarda güneşi çok az görüyoruz. Fakat birçoğumuz da o az zamanda güneşi önemsemeyip kapalı alanda durmayı tercih ediyor. Fakat siz siz olun; ne olursa olsun güneşten D vitamini almayı aksatmayın. Güneşi gördüğünüz an dışarı çıkmaya özen gösterin. Kışın azalan D vitamini ile halsizlik, depresyon, kemik ağrıları, kas zayıflığı, kilo alma problemleri gibi birçok sorunun ortaya çıktığını unutmayın.

 

Enerji verici gıdalar tüketin

Soğuk havalarda kendinizi zinde hissetmek istiyorsanız tabii ki bunun en temel yollarından bir tanesi yeterli ve düzenli bir şekilde beslenmek. Bu yüzden de protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral açısından yeterli bir şekilde beslenin. Narenciye, yumurta, fasulye, koyu yeşil sebzeler, ceviz, yulaf, tam tahılların, yağsız kırmızı et, sarımsak gibi gıdaları tüketmeye çalışın.

 

Probiyotik tüketin

Son zamanlarda yapılan birçok araştırma bağırsaklarımızla bağışıklık sistemimiz arasında bir bağ olduğunu gösteriyor. Bağırsaklarımızda zararlı ve dost bakteriler bulunuyor. Bu topluluğa ise bağırsak florası deniyor. Bağırsak florası dengesi vücudumuzda birçok şeyi etkiliyor. Her şeyden önce serotonin yani mutluluk hormonunun büyük bir kısmı bağırsaklarda üretiliyor. Bu da bağırsaklarımız ve beynimiz arasında güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor. Diğer bir yandan bağırsak florasında dost bakterilerin yeterli miktarda oluşu bağışıklık sistemimizi olumlu bir şekilde etkileyerek zinde kalmamızı sağlıyor. Bağırsak floramızda bulunan dost bakterilerin sayısını artırmamız içinse probiyotik bazlı gıdaları tüketmemiz gerekiyor. Veya doktor onayıyla probiyotik bazlı takviyeler de kullanabiliriz.

 

Stresten arınmak için günde 10 dakika kendinizle kalın

Stres yaşamaya başladığımız zaman vücudumuzda kortizol yani stres hormonu salgılanmaya başlıyor. İnsanın var oluşundan bu yana hayatta kalmasını sağlayan birincil etken tabii ki stres. Fakat bu kısa süreli olduğu zaman faydalı. Stres yaşamaya başladığımız zaman bağışıklık sistemimiz devreye girer ve stres hücreleriyle savaşır. Kısa süreli stres sonunda daha güçlü bir şekilde hayatımıza devam ederiz. Fakat bu uzun süre olmaya başladığı zaman bağışıklık sistemimiz zayıflayacaktır. Bu da yorgun ve enerjik olmayan bir hayat anlamına gelmektedir. Bu yüzden stres yaratan kişi ve olayları hayatımızdan uzaklaştırmak büyük öneme sahiptir. Kişinin kendini telkin edebilmesi oldukça önemlidir. Güne sahip olunanların tekrar edildiği, istenenlerin kendimize söylendiği, bakış açılarının ele alındığı 10 dakikalık bir meditasyon ile başlanabilir. Bu sayede stresin yorgunluk yaratmasına engel olunabilir.

Önerilen Yazılar